Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi nedir?

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi nedir?

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi nedir?

          Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), keneler tarafından taşınan Nairovirüs grubuna ait bir virüsle oluşan ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal ve ağır vakalarda kanama gibi bulgular ile seyrederek ölümlere neden olabilen hayvanlardan insanlara bulaşan karakterli bir enfeksiyon hastalığıdır. İlk olarak Kırım ve Kongo'da görüldüğünden hastalığın ismi kırım-kongo olarak verilmiştir. Yaban kemirici hayvanlar, kuşlar ve keneler hastalığın doğadaki devamlılığını sağlayan canlılardır. Keneler beslenmek için bu hayvanlardan kan emerler; kan emme sırasında aldıkları, virüsü vücutlarında çoğaltırlar ve insanlardan kan emerken bulaştırırlar. Sık görülen bir hastalık değildir ve bu sebeple önemli bir halk sağlığı tehdidi oluşturmaz. Fakat özellikle sağlık hizmetlerinin yetersiz olduğu ülkelerde sağlık personeli üzerinde önemli etkileri bulunur.

Kırım kongo kanamalı ateşi belirtileri nelerdir? 

      Kene tarafından ısırılma veya kene ile temas sonucu virüsün alınmasını müteakiben hastalığın belirtileri genellikle 1-3 günde ortaya çıkar; bu sure en fazla 9 gün olabilmektedir.Hastalık, çoğunlukla bulaştırıcı kenelerin aktif oldujğu bahar ve yaz aylarında ortaya çıkabilmektedir.

  • Aniden başlayan baş ağrısı,
  • Baş dönmesi,
  • Yüksek ateş,
  • Bel ağrısı,
  • Eklem ağrısı,
  • Karın ağrısı ve kusma
  • Gözlerde, yüzde, boğazda kızarıklık
  • Damakta kırmızı lekeler
  • Sarılık
  • Bilinç bulanıklığı gibi belirtileri gösterir. 
  • Daha ileri evrelerde cilt altı kanamalara bağlı deride ciddi morarma,
  • Şiddetli burun kanaması görülür.
  • Kanama deri ve mukoza dışında, iç organlarda da görülebilir. Hastalığın ikinci haftasında karaciğer, böbrek veya dolaşım bozukluğu ölümle sonuçlanabilir. Araştırmalara göre hastalığın neredeyse %50 oranında ölümcül seyrettiği tespit edilmiştir.

Tedavisi nasıl yapılır?

         Bugün için hastalıktan korunmada kullanılabilecek etkin ve uygulanabilir bir aşı ile hastalıkta kullanılabilecek etkili bir ilâç mevcut değildir. Hastaların tedavileri, başta çeşitli kan ürünleri olmak üzere, destek tedavi şeklinde yapılmaktadır. Bu nedenle, hastalık hakkında bilgi sahibi olmak ve aşağıda belirtilen önlemleri almak korunma açısından büyük önem taşımaktadır. Hastalığın tedavisinin esasını destek tedavisi seçenekleri oluşturmaktadır. Çeşitli ilaç tedavileri ile etkiler azaltılmaya çalışılır, sıvı-elektrolit dengesi sağlanmaya çalışılır. 

Korunmak için neler yapılmalı? 

  • Hayvan barınakları kenelere karşı ilaçlanmalı, barınakların duvarları sıvanmalı ve badanaları yapılarak kenelerin buralarda yaşamaları engellenmelidir.
  • Hayvanların ve insanların kanlarına veya diğer vücut sıvılarına eldivensiz temas edilmemelidir.
  • Tarla, bağ, bahçe, orman ve piknik alanları gibi kene yönünden riskli alanlara gidilirken, kenelerin vücuda girmesini engellemek maksadıyla mümkün olduğu kadar vücudu örten giysiler giyilmelidir.
  • Kene yönünden riskli alanlardan dönüldüğünde kişi kendisinin ve çocuklarının vücudunda (kulak arkası, koltuk altları, kasıklar ve diz arkası dâhil) kene olup olmadığını kontrol etmelidir.

Kene ısırdığında neler yapılmalı?

  • Keneyi derhal ve dikkatlice çıkarmak büyük önem taşır. Bunun için vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna gitmek gerekir.
  • Kene, asla çıplak elle tutulmamalı, cımbız veya elle sıkılmamalı veya kıvrılıp bükülmemelidir. 
  • Keneyi çıkarmak için kesinlikle vazelin, tırnak cilası, nane yağı ya da sıcak kibrit gibi maddeler kullanılmamalıdır.
  • Kene ısırmasından sonra şiddetli baş ağrısı, nefes darlığı, kalp çarpıntısı, kusma, kas ağrıları ya da vücudunuzun herhangi bir bölgesinde felç bulguları ortaya çıkarsa derhal 112'yi arayıp ambulans çağırmanız hayati bir önem taşır.
  • Eğer keneyi evde çıkarmaya çalıştıysanız ve kenenin baş, ağız ya da başka kısımları ciltte kaldıysa hemen bir sağlık kuruluşuna başvurmanız gerekir.
Bu makaleyi yazmış olan, Dr.Doktor Uzman için randevu oluşturmak veya bu makale hakkında daha fazla bilgi edinmek için tıklayınız.
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Paylaş